Bismillahillezî Lâ Yedurru Ma’a Smihi Şey’ün Fil Ardı Velâ Fissemâi ve Hüves Semî’ul Alîm Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme
Hayatın her alanında karşılaştığımız pek çok kelime ya da deyim, zaman zaman derin anlamlar taşıyabilir. “Bismillahillezî lâ yedurru ma’a smihi şey’ün fil ardı velâ fissemâi ve hüves semî’ul alîm” gibi bir dua, sadece kelimelerden ibaret değil; insanın içsel huzuru, güven duygusu ve toplumsal bağlamda insan hakları, adalet gibi pek çok önemli konuya dokunan bir anlam taşır. Bu dua, “Allah’ın adıyla ki O’nun ismiyle yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez, O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir” şeklinde çevrilebilir. Peki, bu derin anlamlı dua, günümüz toplumsal sorunlarıyla nasıl bir ilişki kurar? Bu yazıda, duanın toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl bir anlam ifade ettiğini, gözlemlerimle anlatmaya çalışacağım.
Toplumsal Cinsiyetin Etkisi: Güvende Hissetmek
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, modern dünyamızda halen büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sokakta yürürken, işyerinde ya da toplu taşımada kadınların ve erkeklerin deneyimleri farklıdır. Kadınlar, bazen kendilerini güvende hissetmezler, çünkü toplumsal normlar ve toplumsal cinsiyet rolleri, onların hareket alanını kısıtlar. İşte tam burada bu dua devreye giriyor.
“Bismillahillezî” ifadesi, insanları güvene davet eder. Toplumda, kadınların güvenliğini tehdit eden durumlarla karşılaşıyoruz. İstanbul’un kalabalık caddelerinde, bazen yalnız başına yürüyen bir kadının, yabancı gözlerden, belki de kötü niyetli birinin bakışlarından rahatsız olduğunu görürüm. O an, dua gibi bir güç, ona huzur verebilir. Kadınlar, bu dua sayesinde, bir noktada içsel güveni ve huzuru bulabilirler. Toplumsal cinsiyetin etkisiyle şekillenen korku ve endişe duygusu, dua ile anlam bulur ve bir rahatlama sağlar.
Çeşitlilik ve Kapsayıcılık: Herkes İçin Güvence
İstanbul’da yaşarken, çok farklı kültürlerden, yaşam tarzlarından ve inançlardan insanlarla karşılaşıyorum. Her birey farklı geçmişlere, deneyimlere ve kimliklere sahip. Bu çeşitlilik içinde, bazen insanların kendilerini güvende hissetmediğini fark ediyorum. Bu güven eksikliği sadece cinsiyetle sınırlı değildir. Zaman zaman, etnik kimlikler, dini inançlar ya da cinsel yönelimler gibi faktörler de insanların dışlanmasına ve marjinalleşmesine yol açar.
“Bismillahillezî lâ yedurru” ifadesi, sadece bireysel güveni değil, toplumsal barışı da anlatır. “Ma’a smihi şey’ün fil ardi velâ fissemâi” kısmı, her bireyin bu güveni hakkettiğini vurgular. Herkes, kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, kendi kimliğine, inancına ya da yaşam tarzına bakılmaksızın bu güvene sahip olmalıdır. Fakat günümüzde, bazen bazı grupların dışlanması ve çeşitli ayrımcılığa maruz kalması, bu duanın gerekliliğini ortaya koyuyor. Bir cinsel yönelim yüzünden dışlanan, ya da kimliklerinden dolayı zorlanan bir birey, belki de bu dua ile içsel huzura ulaşmayı ve dünyadaki adaletin, gücün, anlayışın bir simgesi olarak kabul eder.
Sosyal Adalet ve Eşitlik: Herkesin Eşit Hakları
“Bismillahillezî lâ yedurru” ifadesinin belki de en etkileyici yönü, adaletin ve eşitliğin her durumda sağlanması gerektiğini vurgulamasıdır. Sosyal adalet, eşitlik ve hakkaniyet, toplumsal sorunları aşmanın anahtarlarıdır. Bir toplumda herkesin eşit haklara sahip olması, onun gelişmişliğinin bir göstergesidir. Bununla birlikte, her bireyin güvende olması, kendini ifade edebilmesi ve insan haklarına saygı gösterilmesi, modern dünya için çok önemlidir.
Sokakta, örneğin, toplumda daha az görünür olan kişilerin, ya da bazen daha kırılgan grupların, hakları genellikle göz ardı edilir. Bir göçmen olarak ya da engelli bir birey olarak, toplumsal kabul ve adalet, bazen zor elde edilebiliyor. Oysa ki bu dua, her bireyin eşit haklara sahip olması gerektiğini hatırlatır. Herkes, nerede olursa olsun, “gökte ve yerde hiçbir şey zarar veremez” anlayışıyla güven içinde yaşamalıdır.
Kişisel Deneyim ve Toplumsal Bağlantı
Kendi yaşadığım çevrede, özellikle sosyal adalet ve eşitlik konusunda büyük bir farkındalık olduğunu söyleyebilirim. İnsanlar artık, geçmişte pek çok konuda sessiz kalmaya devam ettikleri ve haklarının ihlal edilmesine göz yumdukları durumlarda daha aktif bir şekilde tepki veriyorlar. Bu dönüşümde, toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet anlayışının yanı sıra, kişisel içsel güven duygusunun önemi çok büyük. Kendi deneyimlerimde, dua gibi güçlü inançlar, bana ve çevremdeki insanlara huzur ve güven duygusu sağladı. Zorluklarla karşılaştığımızda, toplumsal normları sorgularken, insanların haklarını savunurken, bir dua gibi bu kelimeler bize ışık tutar ve güven duygusunu güçlendirir.
Sonuç: Günlük Hayatla Bağlantı Kurmak
Sonuç olarak, “Bismillahillezî lâ yedurru ma’a smihi şey’ün fil ardi velâ fissemâi ve hüves semî’ul alîm” ifadesi, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından derin bir anlam taşır. Bu dua, sadece bir güven duası değil, aynı zamanda toplumsal değerlerin, eşitliğin ve adaletin sembolüdür. Herkesin kendini güvende hissetmesi, haklarının korunması ve saygı görmesi gerektiğini vurgular. Günlük yaşamda karşılaştığımız sorunlarla başa çıkarken, bu tür dualar ve derin anlamlar, insanlara huzur ve güven sağlayabilir, toplumsal eşitsizliklerle mücadelede bir güç kaynağı olabilir.