Toplumsal Bir Soru: Gün Batımı Ayrı mı, Bitişik mi? Bir sosyolog için her kelime, toplumsal yapının küçük bir aynasıdır. “Gün batımı ayrı mı bitişik mi?” sorusu, ilk bakışta dilbilgisel bir merak gibi görünse de, aslında toplumsal anlamların iç içeliğini düşündürür. Çünkü dil, toplumun düşünme biçimini yansıtır. Nasıl ki birey, toplumun ayrılmaz bir parçasıysa; “gün” ve “batımı” da birlikte anlam kazanır. Bu yazıda bu basit dil sorusunu, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler bağlamında yeniden yorumlayacağız. Çünkü bazen bir kelimenin yazılış biçimi, bir toplumun birlikte yaşama biçimini anlatır. Dilin Sosyolojisi: Ayrı mı, Bitişik mi Yaşıyoruz? Dil, toplumsal bir sözleşmedir. Toplumun…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Gümrük Ücreti Ne Kadar? – 2025 Türkiye’de Gümrük Vergisi Rehberi Uluslararası ticaretin temel taşlarından biri olan gümrük vergileri, ithalat ve ihracat işlemlerinin maliyetlerini doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla uygulanan gümrük vergisi oranları, ürünün menşe ülkesine, türüne ve değerine göre değişiklik göstermektedir. Bu yazıda, Türkiye’deki güncel gümrük vergisi oranlarını ve hesaplama yöntemlerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Gümrük Vergisi Oranları Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla uygulanan gümrük vergisi oranları, ürünün menşe ülkesine ve türüne göre farklılık göstermektedir: – Avrupa Birliği Ülkelerinden Gelen Ürünler: Bu ülkelerden ithal edilen ürünler için gümrük vergisi oranı genellikle %30 olarak uygulanmaktadır. – Diğer Ülkelerden…
Yorum BırakKoç Holding Patronu Kim? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Bir sabah, ofiste kahvemi içerken, Koç Holding hakkında bir sohbet açıldı. Herkesin zihninde aynı soru vardı: “Koç Holding’in patronu kim?” Bu soru basit gibi görünse de, aslında daha derin anlamlar taşıyor. Koç Holding’in patronunun kim olduğuna dair bilgi sadece bir isimden ibaret değildir; aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik yapısını, aile şirketlerinin evrimini ve küresel iş dünyasındaki yerini de yansıtır. Hadi, bu soruyu farklı açılardan, hem küresel hem yerel bir perspektiften, hep birlikte ele alalım. Küresel bir dev, yerel bir figür, bir aile şirketinin başı… Koç Holding’in patronu sadece bir iş insanı…
Yorum BırakBir Ev İçin Kaç kW Güneş Paneli Gerekli? Öğrenmenin Işığında Enerji Okuryazarlığı Bir Eğitimcinin Gözünden: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değildir; düşünme biçimimizi, yaşam tarzımızı ve çevremizle kurduğumuz ilişkiyi dönüştürür. Bir eğitimci olarak bilirim ki, öğrenmenin en kalıcı hâli, yaşamla doğrudan bağlantı kurduğunda ortaya çıkar. “Bir ev için kaç kW güneş paneli gerekli?” sorusu, bu anlamda yalnızca teknik bir merak değil; çevre bilincinin, enerji farkındalığının ve toplumsal sorumluluğun birleştiği bir öğrenme fırsatıdır. Enerji okuryazarlığı artık çağdaş bir yurttaşlık becerisidir. Çünkü güneşin ışığını anlamak, doğayı okumak kadar insana da ışık tutar. Öğrenme Teorileriyle Enerjiyi Anlamak Eğitimdeki farklı öğrenme…
Yorum BırakZade Kadın Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Kadın Kimliği, Algı ve Güç Üzerine Bir Analiz Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: Zade Kadın Kimdir, Neyi Temsil Eder? İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog için her kavram, yalnızca bir kelime değil; bir toplumsal bilinç parçasıdır. “Zade kadın” ifadesi de son yıllarda gündelik dilde giderek daha fazla karşımıza çıkan, hem hayranlık hem de mesafe barındıran bir tanımdır. Bu tanımın ardında, kadın kimliğine dair derin bir psikolojik katman yatar: güç, soğukkanlılık, mesafe, zarafet ve aynı zamanda duygusal savunma. Peki “zade kadın” ne demek? Ve neden bu kadar dikkat çekiyor? “Zade” Kavramının Psikolojik Anlamı “Zade” kelimesi…
Yorum BırakKanlı Para Oyunu Cezası Nedir? Şiddeti “Mizah” Diye Pazarlayan Bu Akıma Artık Dur Demek Gerek Şunu en baştan söyleyeyim: “Kanlı para” bir oyun değil, örgütlü bir incitme ritüeli. Çocukların ve gençlerin ellerini kanatmayı “cesaret testi” gibi sunan bir düzenekten söz ediyoruz. Sosyal medyada alkış alabilmek uğruna, sınıf içinde normalleşen bir şiddet pratiği… Bu yazı, “ama herkes oynuyor” bahanelerini değil, sorumluluğu ve yaptırımı konuşuyor. Çünkü adını oyun koyduk diye hukukun ve etiğin dışına çıkamayız. “Kanlı para” sıradan bir şaka değil; sonuçları itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nda kasten yaralama (TCK 86) kapsamına girebilir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanmalarda 4 ay–1 yıl hapis veya…
Yorum BırakVallecas Ne Demek? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak her yeni kavram, bana öğrenmenin nasıl dönüştürücü bir güç olduğunu yeniden hatırlatır. Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değil; dünyayı anlamlandırma biçimimizi, kimliğimizi ve toplumsal aidiyetimizi şekillendiren bir süreçtir. “Vallecas ne demek?” sorusu da bu anlamda yalnızca bir yer adının ötesinde, kültürel, sosyal ve pedagojik bir çağrışım alanıdır. Vallecas, İspanya’nın Madrid kentinde yer alan ve tarih boyunca dayanışma, direniş ve toplumsal dönüşümle özdeşleşmiş bir bölgedir. Ancak bu yazıda “Vallecas”ı sadece bir coğrafya olarak değil, bir öğrenme metaforu olarak ele alacağız: bireyin, toplumun ve eğitimin bir arada nasıl geliştiğini anlamanın…
Yorum BırakRheotaxis: Akışa Karşı Duran Sözcüklerin Edebî Yönü Edebiyat, kelimelerin yalnızca anlam değil, yön kazandığı bir alandır. Bir kelimenin akışına kapılmak bazen bir hikâyeyi, bazen bir ruh hâlini, bazen de bir insanın kendi iç yolculuğunu dönüştürür. Rheotaxis tam da bu bağlamda, yalnızca biyolojinin değil, edebiyatın da kalbinde yankılanan bir kavramdır. Sözcük, bilimsel olarak “canlıların akışa doğru veya akışa karşı hareket etme eğilimi” anlamına gelir; ancak edebiyatçının gözünde bu, insanın kaderine, duygularına ve zamana karşı yönelme biçimidir. Bir Akışın İçinde: İnsan ve Direniş Edebiyat tarihinde insanın akışla kurduğu ilişki her zaman belirleyici olmuştur. Rheotaxis bir nehirdeki balığın akıntıya karşı yüzüşüdür belki ama…
Yorum BırakKimin Karnı Doyunca Gözü Yolda Olur? Edebiyatta Doyum, Arayış ve Yolun Metaforu Kelimenin bir cümlede bıraktığı iz, bazen bir romanın bütün ruhunu taşır. Dil, insan deneyiminin en eski aynasıdır; atasözleri ise bu aynada biriken ışığın damıtılmış hâlidir. “Kimin karnı doyunca gözü yolda olur?” sözü de, bu ışığın en derin tonlarından birini taşır. Çünkü bu atasözü, yalnızca biyolojik bir doyumdan değil, insanın bitmeyen arayışından söz eder. Edebiyatçının gözünde bu söz, hem bir karakter analizinin hem de bir insanlık hâlinin özlü tanımıdır. Doyum ve Arayış: İnsan Doğasının Çelişkisi Bu söz, ilk bakışta bir gözlem gibi görünür: İhtiyacı karşılanan insan, artık başka bir…
Yorum BırakGüvem Eriği Şekere İyi Gelir mi? Tarihten Günümüze Şifalı Bir Meyvenin İzinde Bir tarihçi olarak, geçmişin mutfaklarından gelen kokuların aslında birer tıp kitabı kadar öğretici olduğuna sık sık tanık olurum. Anadolu’nun taşra köylerinde kışa hazırlanırken yapılan reçeller, kurutulan otlar ya da sirkeye yatırılan meyveler yalnızca beslenme kültürünün değil, aynı zamanda halk hekimliğinin izlerini taşır. Bu kadim geleneklerden biri de güvem eriğidir. Bugün birçok kişi merak ediyor: Güvem eriği şekere iyi gelir mi? Bu sorunun cevabını bulmak için sadece modern bilime değil, geçmişin bilgeliğine de dönüp bakmak gerekir. — Güvem Eriğinin Tarihsel Yolculuğu Güvem eriği, yüzyıllardır Anadolu coğrafyasında yetişen, yabani erik…
Yorum Bırak